10 Aralık 2012

HAREKETLİ GÖRÜNTÜNÜN “ÜRETİM TARZI” KAVRAMI VE HAREKETLİ GÖRÜNTÜNÜN ELEKTRONİK YENİDEN ÜRETİMİ ÜSTÜNE...

Walter Benjamin (1892-1940), “Tekniğin Olanaklarının Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı” (“Pasajlar” içinde, çeviren: Ahmet Cemal, Yapı Kredi Bankası Yayınları, Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi-8,  1992: 45-77) başlıklı, artık klasik haline gelmiş makalesinin önsözüne “yöntem sorunu” ile başlar. Benjamin’in makalesinin temel sorunsalı, geçmişte geleneksel yollarla üretilen özgün sanat yapıtının, “tek”, “şimdi ve burada”lığı tarafından oluşturulmuş gerçeklik kavramının, tekniğin olanaklarının yeniden üretilebildiği çağdaki sanat yapıtları tarafından nasıl yıkıldığını temel alır. Benjamin’e göre “sinema”, kapitalizmin emperyalizm aşamasında doğmuş ve geçmişin bütün sanat tekniklerini de üzerinde incelenebileceği etkin bir kültür nesnesidir.

Bu yazının temel amacı, Benjamin’in “sinema”nın erken dönem için vardığı sonuçları bir adım daha ileriye götürmek çabasından ibarettir. Fakat teorik bir sorunsal kurabilmek için önce belli kavramlaştırmalara ihtiyacımız var.  Çünkü çevirisi Batı’dan Türkçe’ye ithal edilmediği için bizim “sinema” sözcüğü ile karşıladığımız, alfabesi “hareketli görüntüler”den (motion pictures) oluşan bu nesne, tüm dünyadaki gibi ülkemizde de kendini, bir yandan başlangıçta içine doğduğu kapitalist ekonomi politiğin, öte yandan da, tarih sahnesine hızlı girişinin bir sonucu olarak, diğer sanatlardan ödünç aldığı karma bir yazının/sorunsalın söylemiyle tartışır.  Bu söylemin en temel sorunu, kendine üretim araçları ve üretim ilişkilerini kapsayan teorik ve soyut bir “üretim tarzı” düzeyi tanımlayamamış ve bu düzeyde kendisine yazın üretememiş olmasıdır. Dolayısıyla ve teknolojinin hızla değişmesinin sonucu olarak, çoğunlukla “üretim tarzı” kavramı, üretim araçları düzeyine indirgenmekte, ama kavramın McLuhan’ın “teknoloji ideolojidir” dediği “üretim ilişkileri” boyutu sürekli göz ardı edilmektedir. 

Murat Belge, “üretim tarzı” kavramını, teorik düzeyde, “soyut/somut toplumsal formasyon” ve “somut tarihsel formasyon” olmak üzere, kendi içinde iki ayrı düzeye ayırıyor.  (Kapitalist Devlet Sorunu, Birikim Yayınları, der.: Murat Belge, 1977.  Murat Belge’nin bu çeviri makaleler derlemesi/tartışması için kitabın ilk baskısına yazdığı uzun önsöz için bkz. s.7-58.  Önsöz maalesef kitabın yeni baskısında yok!)

“Somut toplumlara baktığımızda neyin belirleyici olduğunu, ancak uzun dönemlerde görebiliriz. Toplumsal olaylar yakından bakıldığında büyük bir karmaşıklık gösterirler. Ama toplumsal gelişmeleri uzun dönemlerde gözlemlediğimizde, temel belirleyici yasaları daha kolay görebiliriz. İşte böyle bir bakışla bakıldığında, toplumun maddi diyebileceğimiz üretici güçlerinin, etkilerini dolaylı yollardan da olsa bütün toplumsal yapılara yayabilen temel belirleyici rolü oynadığını görüyoruz. ...Üretici güçleri hiçbir zaman üretim ilişkilerinden soyutlamak da mümkün değil. Üretici güçler, insanın doğaya karşı ilişkisini yani, doğa karşısında insan topluluğunun vardığı yeri gösterir. Ama insan, ...doğayı kullanma işine her zaman toplumsal biçimde, yani başka insanlarla birlikte girer. İşte bunlar da, sırasında bütün başka toplumsal ilişkileri belirleyen üretim ilişkilerini oluşturur...” ( M.Belge, adı geçen Önsöz, sf. 53-54)

“... ‘Üretim tarzı’ kavramı, bize çok soyut ve ancak ilkesel düzeyde bir ilke olarak varolan bir tarih kavramı verir. Oysa somut toplumsal formasyon analizinde en önemli öge, somut tarihin kendisidir. Soyut üretim tarzı kavramının soyut kategorilerini doğrudan doğruya varolan somut toplumsal formasyonlara uyguladığımızda, yanıltıcı, eksik sonuçlar alırız. Üretim tarzı soyutlaması çerçevesinde mantıki görünebilir bunlar. Ama, soyut ve biçimsel bir mantıkiliktir sözkonusu olan. Tarihen mantiki olabilmesi için, somut toplumsal formasyonun somut tarihi koşullarını incelemek gerekir.” (M.Belge, adı geçen Önsöz, sf. 58-59)

Benjamin’in, makalesinin hemen başında Paul Valery’den (1871-1945) alıntıladığı uzun pasaj, adeta yukarıda Murat Belge’nin bahsettiğin soyut/somut toplumsal formasyonlarda sanatsal nesnenin üretimini konu alır:

“Güzel sanatların kuruluşu ile çeşitli tiplerinin saptanışı, bizimkisinden çok değişik bir zamana ve nesnelerle koşullar üzerindeki güçleri bizimkisiyle karşılaştırıldığında neredeyse yok denecek kadar az olan insanlara kadar geriye gider. Araçlarımızın esneklik ve yetkinlik bakımından geçirdiği gelişme, Güzel’e ilişkin antik endüstrinin yakın gelecekte köklü değişimlere uğramasını çok olası göstermektedir. Sanatların bütününde artık eskisinden farklı gözlemeyi ve işlemeyi gerektiren fiziksel bir yan vardır; bu fiziksel yanın kendini çağdaş bilimin ve uygulamaların etkilerine daha fazla kapayabilmesi olanaksızdır. Yirmi yıldan bu yana ne madde, ne uzam, ne de zaman eskiden beri olduğu konumdadır. Bu denli büyük yeniliklerin sanatların tekniğini olduğu gibi değiştirmesine ve sonunda belki de sanat kavramının kendisini düşünülebilecek en sihirli biçimde değiştirmesine hazır olmalıyız.”  (Valery’den alıntılayan W.Benjamin, adı geçen makale, s.45)

Hareketli görüntünün ilk elli yılı, bir anlamda “pelikül film” çağıdır. (Film, şeffaf bir “taşıyıcı tabaka” ve bu tabakaya sürülmüş, mikronlarla ölçülen bir kalınlıkta, “pelikül” denen ve ışığa duyarlı kimyasal bir emisyondan oluşur. )  Pelikül film üstünde görüntünün oluşumu ise, doğası gereği, önce optik daha sonra da kimyasal iyonların laboratuardaki işlemine dayanır. Bu çağ, bir anlamda kimyasal ve (önceleri elektrik daha sonra da elektronik destekli) mekanik işlemlerin üzerinde gelişti. (Her tür kamera, sinema salonlarındaki projeksiyonlar, kurgu aletleri, ışık malzemesi, vb....) Bu çağda, hareketli görüntüyle üretilebilecek her tür dramatik, sanatsal, kültürel veya bilimsel ürün, tamamen pelikül filme bağlı bir manifaktür veya endüstri ürünü olarak üretildi. Pelikül üretim tarzı, (PÜT) doğası gereği pahalı bir üretim tarzıydı. Dolayısıyla büyük sermayeyi ve onun tahakkümünde yetkin zihinsel ve fiziksel uzmanlıklar ve işbölümlerini gerektiriyordu.

Teorik ve pratik ipuçlarının keşfi pelikül filmin başlangıç yıllarına dek götürebileceğimiz elektronik hareketli görüntü ise, özellikle II. Dünya Savaşı’ndan sonra yaygın olarak üretilmeye başlandı. Elektronik sayısal (dijital) datalar, kimyasal iyonlar kadar pahalı değildi. Fakat büyük sermaye (özellikle TV kuruluşları) bu keşfi neredeyse 40 yıl kendi tekelinde tuttu. Benjamin ve Valery’nin, ölmeden önce televizyon yayıncılığının ilk denemelerini görmüş veya en azından biliyor olmaları gerekir. Aşağıdaki alıntı Valery’nin, ancak on yıllar sonra (1983) keşfedilecek televizyonun “uzaktan kumanda” aletini, bir başka düzlemde nasıl tahayyül edebildiğini gösteriyor.

Suyun, gazın, elektriğin belli belirsiz bir el hareketiyle bizlere hizmet etmek üzere uzaklardan evlerimize gelmesi gibi, görüntü ve sesleri de küçük bir el hareketiyle, dahası belki de bir işaretle açıp kapatabileceğiz.”  (Valery’den alıntılayan W.Benjamin, agm.)

Elektronik hareketli görüntü ancak, 1980’li yılların ortalarında, dünya elektronik tekellerinin, elektronik araç ve gereçleri geniş halk kitleleri için ucuzlatıp piyasaya sürmesiyle, dünya düzeyinde hızla yaygınlaştı. Bu yayılma da her düzeyde (üretim ve tüketim/seyir) pelikülün geleneksel otoritesini sarsan bir kırılmayı beraberinde getirdi. Steven Spielberg, kendisiyle yapılmış bir röportajda, “Bundan sonra entertainment’in software’i dünya elektronik endüstrisinin hardware’nin peşine takılacaktır” diyerek, bunu daha 1981 yılında sezmişti!

1980’li yılların başlarında yaşanmaya başlanan bu kırılmanın gerçek anlamı, elektronik hareketli görüntü (EÜT) ile yapılacak her tür dramatik, sanatsal, kültürel, bilimsel, v.b. ürünlerin, üretim ve tüketim/seyir imkanlarının önünü açmasıdır. 

Geçtiğimiz yıl, 45. Selanik Film Festivali’ndeki bir açık oturumda yapılan konuşmalardan, hareketli görüntünün üretim tarzında meydana gelen büyük değişimin, sinemanın çağdaş ustaları tarafından da çok yakından takip edildiğini görüyoruz.

"Sinema bence 1983’de uzaktan kumanda aletinin yapılması sonucu öldü, bugün yeni bileşimlerin zamanı. Sinema görüntülerle değil, metinlerle başladı. Yüksek teknoloji kullanarak oluşturduğum yarı biyografik “Tulse Luper”de 92 çantada 92 öykü var. (Artık) Yeniden örgütlemeli ve izleyiciyi eğiterek postdijital çağa hazırlanmalıyız. Günümüzün sineması resimli öykü ya da videoya kaydedilmiş bir tiyatro performansının ötesinde bir takım öğeler barındırıyor. Djgital çağımızın en asal iki koşulunu, etkileşim ve multimedya içeren bir sinema dilini gereksiniyoruz.”  (Peter Greenaway’ın konuşmasını aktaran Aslı Selçuk, Cumhuriyet Pazar, Yıl 18, Sayı 978, 19 Aralık 2004, s.8)

“Son zamanlardaki çalışmalarında anlatısal biçimleri kaldırdığını, yerine sayılar, renkler ve başka motifler yerleştirdiğini söyleyen Peter Greenaway, filmlerin gösteriminde de yenilikten yana. Yönetmen bugünün gösterim kavramından da uzaklaşılması gerektiğini, yeni teknolojilerle bambaşka sunumlar yapılabileceğini, kültür sınırlarının aşılmasını, DVD görüntü kalitesinin ve uzun ömürlülüğün yeni açılımlar getirdiğini düşünüyor.” (Panelde Peter Greenaway’ın konuşmalarından derleyen Aslı Selçuk, Cumhuriyet Pazar, Yıl 18, Sayı 978, 19 Aralık 2004, s.8)

“Dijital devrimin içinde sosyal bir devrim de var, bazı genç sinemacılar salt düğmeye basıp film çektiklerini sanma yanlışlığına düşüyorlar. Dijital kamera aynı zamanda bir silah olabilir. Olumlu veya olumsuz işlevi, kullanana ve ne biçimde kullanıldığına bağlı. Greenaway gerçek bir sanatçı. Dijital kamerayı olumlu bir anlayışla kullanıyor. Dijital kamera yeni bir buluştur; yaşamı resmetmede kullanılır, onu bir kalem ve fırça yerine koyabilirsiniz, yani salt kayıt için değildir. ...” ( Abbas Kiarostami’nin konuşmasını aktaran Aslı Selçuk, Cumhuriyet Pazar, Yıl 18, Sayı 978, 19 Aralık 2004, s.8)

Araştırmamızın vardığı bu aşamada biz, dikkatimizi, ağırlıklı olarak dramatik bir filmin üretim ve tüketim/seyir kültürleri (biçimleri) üstünde ve geçiş döneminde ortaya çıkan ampirik gelişmeleri çözümlemeye yöneleceğiz.

Kapitalist üretim ilişkileri içinde bir film, genel olarak;
I-Çekim Öncesi Araştırma ve Hazırlık,
II-Çekim,
III-Çekim Sonrası,
IV-Gösterim,
aşamalarından geçer. Fakat, her film aslında, üretim ilişkileri o filmin özelinde iç içe geçen kendine özgü bir dizi aşamayı içerir. Bu aşamalar (ülkemiz özelinde) şöyle sıralanabilir:

1- Büro ve giderleri
Şirket çalışanları ve ücretleri, sabit şirket giderleri, depo kirası, vergiler, vb. genel giderler... Film çalışması özelinde, büro çalışanlarının çekim öncesi, çekim ve çekim sonrasındaki ulaşım, haberleşme, konaklama, yemek, kırtasiye, vb. giderleri. (Genel olarak EÜT’nın PÜT’na göre her düzeyde bir maliyet düşüklüğü getireceği söylenebilir. Fakat, PÜT’ün kullandığı film bobinleri, EÜT’nın kullandığı kasetler, DVD, Hard-Disk vb. maliyetler ve hacimlerin,  depo kirası ve nakliyat v.b. kalemlerde maliyet düşüklüğü somut olarak görülecektir.)

2- Reklam-Halkla İlişkiler ve giderleri
En az bir uzman, yardımcıları ve ücretleri... Film çalışması özelinde bu ekibin ulaşım (seyahat, posta, kargo ve fazla kargo...), haberleşme, konaklama, yemek, kırtasiye, bürokratik (vize, konut fonu, gümrük vergileri...) ve tanıtım hizmeti (kokteyl-ler, görsel, sesli veya yazılı basın haberleri, ilan ve filmleri...) Afiş, bilboard ve pano kiraları...  Afişet, lobi fotoğrafları, el ilanı, katalog, eşantion tasarımları ve basımları.... Toplantı, yemekli toplantı, konuk ağırlama, galalar, vb. organizasyon giderleri... (Genel olarak EÜT’nın PÜT’na göre her düzeyde bir maliyet düşüklüğü getireceği söylenebilir.)

3- Senaryo Yazımı ve giderleri
Genellikle bir senarist (veya yazı grubu), senaryo avansı ve ücretleri.  Ön hazırlık için, danışman-lar, araştırma gezileri, ulaşım, haberleşme, konaklama, yemek, kütüphane, kırtasiye, vb. çalışma giderleri... ( 2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

4-Genel Koordinasyon ve giderleri
Bir uzman koordinatör, filme göre değişen yardımcıları ve ücretleri.  Film için ekibin ulaşım, haberleşme, konaklama, yemek, kırtasiye, bürokratik, vb. çalışma giderleri... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

5-Film Yönetimi ve giderleri
Yönetmen ve filme göre değişen sayıda yardımcıları (genellikle 2-3 yardımcı ve devamlılık yazmanı) ve ücretleri...  Film için ekibin ulaşım, haberleşme, konaklama, yemek, kırtasiye, bürokratil, vb çalışma giderleri... ( 2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

6-Yürütücü Yapımcılar ve giderleri
Yapım amiri, filme göre değişen sayıda yardımcıları, (genellikle iki yardımcı) ve ücretleri... Film için ekibin ulaşım, haberleşme, konaklama, yemek, kırtasiye, bürokratik, vb. çalışma giderleri... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

7-Görüntü Yönetimi ve giderleri
Görüntü yenetmeni ve filme göre değişen sayıda yardımcıları (genellikle 1 veya 2 yardımcı) ve ücretleri... Film için ekibin araştırma gezisi, ulaşım, haberleşme, konaklama, yemek, vb. çalışma giderleri... Çekim öncesi, çekim ve çekim sonrası için fotoğrafçı, videocu ve ücretleri.  Film için gerekli negatif, pozitif ve ses filmlerinin alımı... (Bir filmin oluşum sürecinde, EÜT’nın PÜT’na göre en büyük farkı, görüntü yönetimi üstünde başlar. Bu fark da her aşamada bir maliyet düşüklüğü ve kolaylığı getirmektedir.)

Elektronik kamera ve aksesuarlar, pelikül kamera ve aksesuarlarına göre çok daha ucuza kiralanabilir veya alınabilir. Elektronik araç ve gereçler sadece ucuz maliyetleri açısından değil, çekim ve çekim sonrası aşamalarda gerekli görüntülerin elde edilmesi için pelikül görüntüyü üreten araç ve gereçlerle kıyaslanmayacak derecede vakit kazandıran ve uygulaması kolay yeni imkanlar da sunmaktadır. (PÜT’da çekilen bütün negatifler aynı uzunlukta bir poziitif filme basılıp yıkanır ve bu pozitif kopya, kurgu için “iş kopyası” olarak kullanılır. Oysa elektronik kameraların time-code yazma özelliği, kurguda vakit ve nakit kazandırmaktadır. Halen, peliküle çekilen filmlerin bir çoğu da bu şekilde kurgulanıyor! Elektronik kameraların en büyük üstünlüklerinden birisi, çekim öncesi ve sonrasında görüntü üstünde birçok ekleme-çıkarma (efekt vs.) işlemine de imkan vermesidir.)

8- Özel çekimler ve giderleri
Helikopter ve çekim kameramanı, steadycam (Kameramanın beline takılarak kameranın üstüne konduğu, görüntüdeki sarsılmaları önleyen özel alet. Bu durumda kameraman yürüyebilir veya koşabilir! Pelikül kameralarda steadycam’de olan bu özelliklerin büyük bir kısmı artık elektronik kameraların kendisinden vardır.) ve kameramanı, kamera mount, high speed kamera, vb. araç-gereçlerin kiraları ve çalışanların ücretleri, vb...

9-Oyunculuk ve giderleri
Filme göre değişen sayıda başrol ve yan rol oyuncular, figürasyon ve ücretleri... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

10-Müzik yönetimi ve giderleri
Müzik yönetmeni, filme göre değişen sayıda yardımcıları, orkestra elemanları ve ücretleri... Stüdyo kirası, araç ve malzeme kirası veya alımı, vb... Ve telif ücretleri... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

11-Ses Yönetimi ve giderleri
Ses yönetmeni ve filme göre değişen sayıda yardımcıları ve ücretleri. Ses aletleri ve aksesuarların kirası veya alımı... Film için ekibin set dışında ulaşım, haberleşme, konaklama, yemek, vb... çalışma giderleri... (Elektronik görüntüye bağlı olarak ses malzemeleri de giderek maliyeti ucuz ve ağırlığı hafif bir teknoloji haline gelmektedir.)

12-Işık ekibi ve giderleri
Işık şefi ve filme göre değişen sayıda yardımcı teknisyenler ve ücretleri.... Işık araç ve aksesuarlarının kirası veya alımı, elektrik giderleri, vb... Daha az ışık gereksinen  elektronik görüntüye bağlı olarak ışık malzemesi de giderek maliyeti ucuz, ağırlığı hafif bir teknoloji haline gelmektedir. (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

13- Sanat yönetimi ve giderleri
Sanat yönetmeni ve filme göre değişen sayıda yardımcıları (genellikle 2-3 yardımcı, bilgisayar tasarımcısı, ressam, fotoğrafçı/videocu, kostüm görevlisi, terzi, vb...) ve ücretleri.  Film için ekibin kütüphane çalışması ve kırtasiye, ulaşım, haberleşme, konaklama, yemek, vb. çalışma giderleri... Gerekli araç-gereç, aksesuar, kostüm, vb. kirası veya alımları... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

14-Plato ve giderleri
Plato kirası veya yapımı...  Plato teknisyenleri, mimar, bilgisayar tasarımcısı, dekoratör, usta, marangoz, demirci, elektirikçi, boyacı, vb. yardımcılar ve ücretleri. Dekor yapımı, boyama, dekorasyon, özel fon, vb. kirası, yapımı veya alımı... Daha az ışık gereksinen  elektronik görüntüye bağlı olarak plato düzenlerinin maliyetleri de giderek düşmektedir.  (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

15-Set ekibi ve giderleri
Set amiri ve filme göre değişen sayıda yardımcı teknisyenleri, dolly operatörü, yardımcıları ve ücretleri... Genel veya özel malzemelerin kirası, yapımı veya alımı... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

16-Makyaj ve Saç yapımı
Makyör/makyöz, kuaför ve filme göre değişen sayıda yardımcıları ve ücretleri... Genel veya özel malzemelerin alımı, kirası veya yapımı... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

17-Özel efektler
Filme göre değişen, helikopter ve çekim kameramanı , yağmur, sis, kar, patlama, vb. efekt uzman(lar)ı, butafor veya özel makyaj uzmanı ve yardımcıların ücretleri... Gerekli araç-gereç ve malzemelerin alımı,  yapımı veya kiraları... Hareketli görüntünün elektronikleşmesi özel efekt alanına başlı başına bir sektör durumuna getirmiştir. Bu alan artık sadece sinema için değil bir çok alana (TV, reklam, müzik, vb.) getirdiği yeni estetik imkanlarla, PÜT zamanında düşlenemeyecek pahalı veya ucuz yeni yapımların yolunu açmaktadır. (Örneğin, Yıldız Savaşları, Yüzüklerin Efendisi, Matrix, vb. seriler...)

18-Çekim çalışmaları
Çekim çalışmalarında önceden planlanmış (mekan, ulaşım, nakliyat, haberleşme, konaklama, yemek, elektirik, vb...) veya beklenmeyen giderler... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

19-Nakliyat
Filme göre değişen sayıda otobüs, midibüs, minibüs, karavan, taksi kirası ve şoförlerin ücretleri... Kamera, ışık, set, kostüm, makyaj, malzemesi için kullanılan kamyonet, kamyon veya TIR’larının kirası ve şoförlerin ücretleri...  Beklenmeyen ihtiyaçlar için mekan ve araçların (depo, geçici depo, yemek v.b. için çadır) kiralanması, alınması ve çalışanların ücretleri... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

20-Laboratuvar
Negatif, pozitif, ses ve jenerik filmlerinin yıkanması... Bu alanlarda çalışan (negatif yıkama, pozitif baskı, gösterim ve fragman kopyalarının basımı, ses kopyası baskıları) uzman veya yardımcıların ücretleri... Hareketli görüntünün elektronikleşmesi ile birlikte birçok laboratuar ya kapanmış ya da kendini elektronik görüntünün gereklerine göre dönüştürüp stüdyo olmuş durumdadır. PÜT’nın eski uzmanları da ya bu değişime ayak uydurmak zorunda kalmış veya işlerini kaybetmişlerdir.

21-Stüdyo
Filmin pozitif kurgucusu , filmin reklam veya fragman kurgucusu, negatif film kurgucusu, ses mühendisi, özel efektçi ve yardımcıları ve teknisyenlerin ücretleri... Jenerik tasarımı, özel görüntü efekti tasarımı, v.b.

Hareketli görüntünün elektronikleşmesiyle birlikte bir filmin laboratuar işlemlerinin tamamı stüdyolara kaymış durumdadır. Stüdyolar artık, bilgisayar hardware tekonolojileri veya software programlarını çok iyi bilen uzmanlar ve onların yeni işbölümleri için yeniden şekillenmiş durumdadır. Bir anlamda stüdyolar artık, pahalı veya ucuz,  elektronik hareketli görüntün estetiğinin yeni tasarım alanlarıdır. Sadece uzmanlık düzeyinde stüdyo hizmeti veren stüdyolar dışında, artık her büyüklükte işletme de kendisine bir stüdyo kurabilmektedir.

22-Sosyal güvenlik ve sigorta
Filme göre değişen sayıda kişi için yatırılan özel sigorta veya SSK primleri veya araç-gereç, mekan, aksesuar sigortası, vb. giderler... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)

23-Umulmadık giderler
Beklenmeyen kazalar, hastane giderleri, bürokrasi veya hava koşullarında dolayı çekime ara verme, konuk ağırlama, vb... (2.maddedeki dipnota benzer şekilde...)


Yukarıda yaptığımız alıntılarda, EÜT için sinema ustalarının altını çizdiği bütün yeni olanakların, aslında dünyanın her yerinde bütün devrimci-toplumsal projelere açık olduğu bir gerçektir. Çünkü, 1980’lerden beri tarih geri dönülmez akışını sürdürüyor ve EÜT her geçen gün PÜT’ın sahnedeki yerini kendiliğinden daraltıyor. Buna bağlı olarak, PÜT’ün eski yasaları, kurumlaşmaları, eğitim programları ve mantıkları da birer birer ve kendiliğinden sarsılıyor. Fakat gerek sinema, gerekse hareketli görüntüyü elektronik olarak üreten tüm entertainment endüstrisinin (TV, reklam, müzik...) 50 yıllık sermaye birikimi buna direniyor. Şüphesiz bu direniş, yenilenmesi gereken eğitim, kurumlaşma çabaları ve yasa çıkarma çalışmalarına da yansıyor. Geçmişten gelen kurumsallıklar bu değişimi kavradığı oranda yenilikçi veya kavrayamadığı oranda tutucu oluyorlar.  Oysa ortaya çıkan yeni imkanların, yeni üretim tarzının önünü açacak şekilde değiştirilmeleri ve toplumsallaştırılması gerekiyor.

Fotoğraf makinesi gibi, pelikül veya elektronik hareketli görüntü kamerası da aslında sinema sanatı yaratılsın diye keşfedilmedi! Şüphesiz her iki araç da varlık nedenlerini kendilerinin ortaya çıkartan kitlelerin özel hayatlarındaki “o an” veya “o anlar”ın kaydından alırlar. Üretimi giderek ucuzlayan hareketli görüntü ise, çağlar boyunca kitlelerin sahip olduğu (en ucuz ve kolay) yazılı alfabesinin kapladığı alandan kendisine oldukça büyük bir yer açma potansiyeli barındırmaktadır. Dolayısıyla, sorun artık PÜT zamanında daha çok metropol kentlerde odaklanan hareketli görüntü üretiminin bilgisini her tür kent, kasaba ve köye kadar yayma sorunudur.  Yeterki onlar toplumsal formasyonun kendiliğinden akışına bırakılmasınlar ve ortada bir devrimci-toplumsal proje olsun.

Hüseyin Kuzu

NOT:
Bu yazı, yazarı ve ilk alındığı yayın yeri belirtilerek, başlığı değiştirilmeden. herkes tarafından bütün olarak izinsiz yayınlanabilir veya bir kısmı alıntılanabilir.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder