19 Ağustos 2015

ÇEMBER YUVARLAK DEĞİLDİR !..


Filmlerde “Önerme”ler
ÇEMBER YUVARLAK DEĞİLDİR !..
veya
“Daralan Mekan ve Genişleyen Zaman”
(Metin Karadağ'a)

Bir şeridin iki ucunu birleştirirsek bir “çember” elde ederiz. Çemberin eklem yerine içeriden veya dışarıdan bir tırtıl koyarsak, tırtıl içeriden ve dışarıdan sadece birer tur atıp eklem yerine varır. Ama şeridi kendi ekseninde bir kez burup iki ucunu birleştirirsek, içi dış, dışı da iç gibi olan bir “mobius dairesi/çemberi” elde ederiz. İster içeriden(!) ister dışarıdan (!) eklem yerinden yola çıkan tırtıl bu kez, hem içeriyi hem de dışarıyı, çemberi iki kez dolaşarak başladığı noktaya gelecektir. 

Mobius dairesini oluşturan şeridi makasla boyundan üçe bölsek, elimizde her biri Mobius dairesi olan üç yapraklı bir yonca olur. Bu şeritlerin her birinde (yukarıdaki çizimdeki gibi) birer tren rayı olsa ve bu raylara bir tırtıl koysak, tırtıla da nerede olursa olsun traveslerin altına girme veya üstüne çıkma şansı versek ve bu matematik teorisini bir film senaryosuna uygulamak istesek, karşımıza birçok dramatik imkan açılır…

Yönetmenliğini Milcho Manchevski’nin yaptığı, 1994/1995 yıllarında birçok uluslararası ödül alan İngiltere/Fransa, Makedonya yapımı, “Before the Rain / Yağmur’dan Önce”nin senaryosu işte böyle bir yapı üstüne kuruludur. Birbirinden bağımsız gibi duran üç öykülü bu filmde, dağılan Yugoslavya’nın artçı ırk, dil ve din çatışmalarını konu edilir. 

Filmin girişinde, bir tepenin üstündeki Ortodoks kilisesinin sebze bahçesinde yaşlı bir rahip, suskunluk yemini eden genç bir rahibe aşağıdaki düzlükte başlayan yağmurun birkaç dakika sonra buraya/bahçeye geleceğini söyler. Ve filmin üç öyküsü başlar… 

İlk öykü "Kelimeler" de , Makedonya'da Ortodoks bir dağ manastırında yaşayan genç rahip Kiril (Grégoire Colin) 'sessizlik yemini' etmiştir ve hiç konuşmamaktadır. Melankolik ve içine kapanık bir genç olan Kiril’ın yaşadığı manastırda diğer din adamları yaşlıdır. Kiril gece odasına döndüğünde, filmin başında birilerinden kaçarak manastıra doğru koşan, saçları kısa kesilmiş bir Müslüman/Arnavut kızı, Zamira'yla karşılaşır. Kız korku içindedir. Çünkü Hıristiyan bir çobanı öldürdüğü ileri sürülmektedir. Biraz sonra Hıristiyan sivil bir çete manastırı ablukaya alıp, çoban akrabalarını öldürdüğünü söyleyerek manastırı didik didik aramaya başlar ama Kiril’i bulamazlar. Kiril de aşık olduğu kızı ele vermez. Fakat yaşlı rahip ikisini ilişkisini fark eder ve ikisinin manastırı terk etmesini ister. Çift ablukayı gizlice geçmeyi ve Üsküp'e gitmeyi planlar. Kiril artık konuşmaya başlamıştır ama iki genç birbirinin dilini bilmemektedir. Yaya kaçan çift daha sonra dağda kızın Arnavut büyük babası ve akrabaları tarafından çevrilir. Büyük baba etnik bir savaş çıkaracağı endişesi ile Zamira'yı acımasızca döver, ama Kiril’i serbest bırakır. Fakat Zamira daha sonra gitmesi için izin verilen Kiril’i takip etmeye kalkınca bir akrabası tarafından taranır. 

İkinci öykü "Yüzler"de Londra'da bir basın ajansının editörü olan Anne ile ajansa bağlı, Pulitzer ödüllü başarılı bir savaş fotoğrafçısı olan Makedonyalı Aleksander birlikte yaşamaktadır. Anne ayrı yaşadığı kocası Nick ile boşanmayı düşünmektedir. Yorgun Aleksander ona birlikte Makedonya'ya gidip orada yaşamayı teklif eder. Kocasından hamile olan Anne ise kararsızdır. Kocasıyla son kez gidip buluştuğu lokantada olay çıkartan bir psikopat, etrafı tarar ve lokantadaki birçok insanın gibi kocanın da ölümüne neden olur. Bu gelişme Anne'nin seçim yapmasını kolaylaştıracaktır. 

Üçüncü öykü "Fotoğraflar"da Aleksander, 16 yıldır görmediği memleketi Makedonya'daki köyüne gelir. Müslüman ve Hıristiyan halkın karışık yaşadığı köyde her şey çok değişmiştir. Alex birinci öyküde manastırı basan akrabaları tarafından ağırlanır. Eski hatıralar konuşulur. Alex’in çocuklar arkadaşları artık birbirlerine düşmandır. Alex eski sevgilisi Hana’nın evlenip boşandığını ama çevre tarafından dışlandığını öğrenince onu ziyarete gitmeye karar verir. Köyün Arnavut/Müslüman kesimine geçer ve onu görür. Hanna'nın kızı da ilk öyküdeki Zamira’dır. Alex geri dönder. Fakat daha sonra Zamira, Alex'in bir kuzenin cinsel tacizine uğrayınca onu öldürür ve gruplar arasındaki çatışmayı resmen başlatır. Alex’in akrabaları Zamira'yı yakalayıp bir ağıla kapatmıştır. Alex, Hana'nın ricası üzerine ağıla giderek onu kurtarır. Birlikte uzaklaşırlarken bir diğer kuzeni Alex'e ateş edip onu öldürür ama Zamira kaçmaya başlar. Alex’in üstüne yağmur yağmaya başlar. Filmin üçüncü ve bu son öyküsü bittiğinde ovada başlayan yağmur birinci öyküde rahibin “biraz sonra burada olur” dediği yağmurdur. Zamira da civardaki manastıra doğru koşmaktadır. 

Klasik film anlatımında öykülemenin zamanı rahatça bulunabilir ve bu zaman genellikle 90 dakikalık filmsel zamana sığdırılır. Fakat “Yağmurdan Önce”nin öykü zamanını kestirmek güçtür. Öyküleme zamanı imgesel bir yankılandırmaya yükseltilip adeta birkaç (ovada Alex’in ölümü ve Zamira’nın koşusu ve ovada başlayan yağmurun manastıra gelişine kadar) bir mekan arasında ve birkaç dakika içinde askıya alınmış gibidir. Seyircinin bu imgesel zaman karşısındaki durumu ise tırtılın boyundan üçe bölünmüş şeritlerin hem içini hem dışını dolaştığını fark etmeden çıkışa gelmesi gibidir. 

Mobius çemberi şeritleri üstündeki tırtılın, nerede olursa olsun traveslerin altına girme veya üstüne çıkma şansı "Yağmurdan Önce” filminde görüntü ve ses alıntıları olarak ortaya çıkar. Fakat bunlar da birer imgesel yankılandırma ile donanmıştır. Çünkü onlar da artık hem flashback’tir hem de değildirler. Yine de üç öykülemede kullanılmayan (görülmeyen) ama öyküleme zamanına ait parçalardır.

Birinci öyküdeki cenaze töreni aslında Alex’in cenazesidir ve ikinci öyküde görülecek Anne de uzakta durmaktadır. Anne adeta gelecekten geçmişe alıntılanmıştır. Birinci öyküde çekilen Kiril’in fotoğrafları ikinci öyküde Anne’in önündedir. Öykü zamanının boşluklarında Alex’e ulaşmaya çalışan Kiril’in telefondaki sesi maalesef dil bilmeyen kadın tarafından yerine ulaşmaz. Ulaşsaydı herşey farklı da olabilirdi, vs. vs…

“Yağmurdan Önce” filminin ikinci öyküsünde, 
bir binanın duvarında,
“Çember Yuvarlak Değildir” diye,
filmin önermesinin sadece başı yazar. 
Bu yarım cümle tıpkı filmim anlatımı gibi bir sorunsaldır, 
“Çünkü çember Mobius Çemberi'dir!”

1 yorum:

  1. Hocam, harika bir yazı...
    Eline sağlık...
    Devamını bekliyoruz... :)

    YanıtlaSil