13 Aralık 2012

UZUN ŞİİRİN KISA ŞARKISINI BİLEN TARLA KUŞU...

 
                                                                                                     Cem Usal'a
Sekiz-on yaşlarındaki Tarla Kuşu küçük kız,
o geceki neşeli düğünün bir köşesinde,
babasının arkadaşlarının yanına gelip,
onların şarkılarına eşlik etmeye başladı.  
Hepsini ezbere bildiği,
neşeli veya hüzünlü bütün türkü ve şarkıları
adeta ruhunu verip gözlerini kapatarak söylüyordu. 
Masadakiler de onun bu halini çok sevdiler
ve her seferinde şarkıların sonunu onun getirmesi için sustular. 
Tarla Kuşu da kendisine çaktırmadan yaptırılan bu rolü çok sevdi. 
Babası gurur duyduğu kızını omuzundan çekip,
kendisine doğru bastırıyordu.
Vakit geçti...
Verilen bir moladan sonra masadakiler, Tarla Kuşu ve babası,
düeti tekrar ettiler.
Son parça Nazım’ın “Karlı Kayın Ormanı” idi. 
Masadakiler şarkının son dizelerini yine Tarla Kuşu’na bıraktılar. 
O da şarkıyı duygulu bir inişle bitirdi.
Tarla Kuşu şarkıyı bitirdiğini sandı ama
muziplik bu ya!
masadakilerden birisi çevreye göz kırpıp,
nazire yaparcasına şiiri sürdürdü. 
Küçük kız afalladı. 
O ancak uzun şiirin bestelenen kısmını biliyordu. 
Soru dolu gözlerle babasına baktı. 
Neden bunu bana öğretmedin, diye..
Kalabalık gecede kimse pek fark etmedi ama
Tarla Kuşu masasına döndüğü zaman ağlamaya başladı. 
Babası da gülmesini ondan saklayarak
uzun zaman onu teselli etmeye çalıştı.
______________
“Kısa Kısa Öyküler” içinde “Biz Devrimi Çok Sevmiştik” bölümünden…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder